Forum d'amitié franco turque athée et laïque !

AccueilAccueil  CalendrierCalendrier  FAQFAQ  RechercherRechercher  S'enregistrerS'enregistrer  ConnexionConnexion  
 

Atatürk ve kadin haklari

Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Aller en bas 
AuteurMessage
Panda
Noyé(e) dans la nuit Turque !
Noyé(e) dans la nuit Turque !



Inscrit le : 05 Mar 2005
Messages : 626

MessageSujet: Atatürk ve kadin haklari   Mer 30 Mar - 21:14

Sefika YAPICI

Cagdas hukuk devleti kurmanin ana sarti, toplum icinde erkege oldugu gibi kadina da sosyal, kulturel ve siyasal haklarini tanimak, bu haklara saygi gostermektir. Cagdaslasmanin ve cagdas bir toplum olabilemin yolu ve yontemi budur. Cunku kadin haklari bir anlamda insan haklarinin da ayrilmaz bir parcasidir.Zira insan kavramini kadin ve erkek birlikte olusturmakta, bu kavrama her iki cins birlikte anlam kazandirmaktadir.

Iste bu anlayisla hareket eden Ataturk, Turk kadinina, asirlarca ihmal edilen sosyal ve siyasal haklarini kazandirdi. Ataturk; bu haklarin kadin tarafindan kullanilmasinin insanligin mutlulugu ve sayginligi acisindan gerekli olduguna inaniyor, Turk kadininin, dunyu kadinligina elini vererek yine dunyanin baris ve guveni icin calismasini istiyordu.

Turkiye'de medeni alemin anladigi sekilde kadin haklarinin kabul edilmesi, Ataturk'un onderligiyle Cumhuriyetin kurulmasindan sonradir. Daha onceleri kadin, erkegin yarisi kadar miras alma hakkina sahipti. Kadinin sahitligi de ayni sekilde olmaktaydi. Zaten sadece bizde degil tum milletlerde kadina verilen deger tarih boyunca sinirli tutulmustu. Kadina taninan haklar hic bir zaman kanun hukmunu almamisti.

Kadinlarin hukuk alaninda gercek bir esitlikten yararlanmalari Cumhuriyeti izleyen yillarda mumkun olabildi. 1924 Anayasasi'nin Secme ve Secilme hakkindaki 10. ve 11. maddeleri, 2599 sayili ve 5 Aralikta 1934 tarihli kanun ile degistirilerek kadinlara da secme ve secilme hakki taninmistir. Ataturk'un Cumhuriyet'i izleyen yillarda yaptigi inkilaplarin bir dizisi kadin haklari konusundadir. Bunlardan en onemlisi kadini aile hukuku alaninda da erkeklerle esit hale getiren Medeni Kanun'dur.

Ataturk'un kadina ve kadin haklarina verdigi onemi su satirlar daha iyi anlatmaktadir:

"Bizce, Turkiye Cumhuriyeti anlaminda kadin, butun Turk tarihinde oldugu gibi bugun de en muhterem yerde her seyin ustunde yuksek ve serefli bir mevcudiyettir."

" Erkeklere ilk ogudu, ilk egitimi veren ve onun uzerinde ilk analik nufuz ve tesirini kuran kadindir."

"Suna inanmak lazimdir ki, dunya yuzunde gordugumuz her sey kadinin eseridir."

"Herhalde kadinlarimizi da erkekler gibi ayni ogrenim derecesinden gecirmelidir. Onlara, erkeklere ogrettigimiz seylerden baska kadinlik vazifelerini de ogretmeye mecburuz."

KENT Gazetesi,
Revenir en haut Aller en bas
selcuk
Pas de quartier sur le Narghilé !
Pas de quartier sur le Narghilé !



Inscrit le : 07 Mar 2005
Messages : 245

MessageSujet: Re: Atatürk ve kadin haklari   Jeu 31 Mar - 12:17

Seçil a écrit:
Sefika YAPICI

Cagdas hukuk devleti kurmanin ana sarti, toplum icinde erkege oldugu gibi kadina da sosyal, kulturel ve siyasal haklarini tanimak, bu haklara saygi gostermektir. Cagdaslasmanin ve cagdas bir toplum olabilemin yolu ve yontemi budur. Cunku kadin haklari bir anlamda insan haklarinin da ayrilmaz bir parcasidir.Zira insan kavramini kadin ve erkek birlikte olusturmakta, bu kavrama her iki cins birlikte anlam kazandirmaktadir.

Iste bu anlayisla hareket eden Ataturk, Turk kadinina, asirlarca ihmal edilen sosyal ve siyasal haklarini kazandirdi. Ataturk; bu haklarin kadin tarafindan kullanilmasinin insanligin mutlulugu ve sayginligi acisindan gerekli olduguna inaniyor, Turk kadininin, dunyu kadinligina elini vererek yine dunyanin baris ve guveni icin calismasini istiyordu.

Turkiye'de medeni alemin anladigi sekilde kadin haklarinin kabul edilmesi, Ataturk'un onderligiyle Cumhuriyetin kurulmasindan sonradir. Daha onceleri kadin, erkegin yarisi kadar miras alma hakkina sahipti. Kadinin sahitligi de ayni sekilde olmaktaydi. Zaten sadece bizde degil tum milletlerde kadina verilen deger tarih boyunca sinirli tutulmustu. Kadina taninan haklar hic bir zaman kanun hukmunu almamisti.

Kadinlarin hukuk alaninda gercek bir esitlikten yararlanmalari Cumhuriyeti izleyen yillarda mumkun olabildi. 1924 Anayasasi'nin Secme ve Secilme hakkindaki 10. ve 11. maddeleri, 2599 sayili ve 5 Aralikta 1934 tarihli kanun ile degistirilerek kadinlara da secme ve secilme hakki taninmistir. Ataturk'un Cumhuriyet'i izleyen yillarda yaptigi inkilaplarin bir dizisi kadin haklari konusundadir. Bunlardan en onemlisi kadini aile hukuku alaninda da erkeklerle esit hale getiren Medeni Kanun'dur.

Ataturk'un kadina ve kadin haklarina verdigi onemi su satirlar daha iyi anlatmaktadir:

"Bizce, Turkiye Cumhuriyeti anlaminda kadin, butun Turk tarihinde oldugu gibi bugun de en muhterem yerde her seyin ustunde yuksek ve serefli bir mevcudiyettir."

" Erkeklere ilk ogudu, ilk egitimi veren ve onun uzerinde ilk analik nufuz ve tesirini kuran kadindir."

"Suna inanmak lazimdir ki, dunya yuzunde gordugumuz her sey kadinin eseridir."

"Herhalde kadinlarimizi da erkekler gibi ayni ogrenim derecesinden gecirmelidir. Onlara, erkeklere ogrettigimiz seylerden baska kadinlik vazifelerini de ogretmeye mecburuz."

KENT Gazetesi,



Est ce que l'initiateur de ce post peut m'apporter les modifications du droit de la famille ou du droit civil en géneral qui a eu lieu sous Ataturk ???
Revenir en haut Aller en bas
Jacky
Türkçe en güzel dil !
Türkçe en güzel dil !



Inscrit le : 08 Mar 2005
Messages : 1047

MessageSujet: Re: Atatürk ve kadin haklari   Jeu 31 Mar - 17:08

Excellente remarque parce qu'aujourd'hui selon les modes du moment (féminisme, humanisme, etc...), on fait de ce vieux dictateur n'importe quoi.
Allez un petit exemple justement sur la grande égalité des hommes et des femmes :

(Article 66 de la Constitution de 1982 d'inspiration kémaliste).

Madde 66 .- Türk devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Yabancı babadan ve Türk anadan olan çocuğun vatandaşlığı kanunla düzenlenir.

Cette dernière disposition n'a été abrogée qu'en octobre 2001 (contexte de l'adhésion à l'UE).
Maintenant, on peut aussi jetter un regard rétrospectif sur l'Anayasa de 1945 (madde 88 normalement). Wink
Revenir en haut Aller en bas

Atatürk ve kadin haklari

Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Revenir en haut 
Page 1 sur 1

Permission de ce forum:Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
Forum d'amitié franco turque athée et laïque ! :: Ze Forum des Franco Turcs Athées et Laïques ! :: Coups de coeur / coups de gueule-